Dolar 48,6571
Euro 56,2157
Altın 6.771,15
BİST 13.892,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 32°C
Açık
Afyon
32°C
Açık
Pts 26°C
Sal 25°C
Çar 24°C
Per 23°C

Boğaziçi’nde Neler Oluyor?

Stj. Av. H. Burcu SIR; haftalık köşe yazıları ile afyonhaberhatti.com'da
7 Şubat 2021 11:43 | Son Güncellenme: 7 Şubat 2021 11:59
1.925
A+
A-

Üniversiteler; yöresel, bölgesel ve küresel olarak toplumların sosyal ve ekonomik refahı için yaşamsal bilgiyi yaratır, korur ve yayar. Toplumsal gelişimin bu denli merkezinde olması nedeniyle toplumda önemli ve saygın bir yere sahiptir. Ayrıca üniversiteler özerk kamu tüzel kişileridir ve bir üniversitenin akademik ve yönetimsel olarak en üst düzey yetkilisi rektördür. Bu yönüyle rektörlerin bir üniversitenin vizyonu ve misyonunu sağlamak noktasında etkisi oldukça yüksektir. Üniversitenin etkinliğinde üniversiteyi yöneten kişinin önemi yadsınamaz.

Yıllardır tartışılan rektörler seçimle mi gelmeli atama ile mi gelmeli hususu Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanması ile yeniden gündeme geldi.

Ocak ayının ilk haftası Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarına göre Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Melih Bulu atanırken çeşitli başka üniversitelere de rektör atamaları yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu atamaları 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13’üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereğince yaptı. Ancak Boğaziçi’ne Melih Bulu’nun atanması çeşitli protestolarla karşılandı. Cumhurbaşkanının diğer üniversitelere olduğu gibi Boğaziçi Üniversitesi’ne de rektör ataması yasal sürece uygun. Fakat burada aslında tepki gösterilen husus rektörlerin seçimle değil atama ile gelmesi. Boğaziçi Üniversitesi’nin ekolü ve geleneği adına karşı çıkan Boğaziçililer, rektörün üniversite bünyesinde demokratik seçim süreci yerine atama yoluyla getirilmesine yönelik itirazlarını dile getirerek twitter hesabından “Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle okulumuza Melih Bulu’nun kayyum olarak atandığını öğrendik. Boğaziçi öğrencileri olarak demokratik süreçleri tanımadan atanan yandaş rektörleri kabul etmiyoruz. Melih Bulu bizim rektörümüz değildir” açıklamasını yaptılar. Boğaziçili öğrencilere destek veren İTÜ Dayanışması da “Üniversitelere yönelik bu saldırıları kabul etmiyoruz! Boğaziçili arkadaşlarımızın bu süreçte de yanında olacağız ve özgür üniversiteleri hep beraber kuracağız.” mesajını paylaştı.

Özgür ve demokratik bir üniversite anlayışını savunan öğrencilere başka kesimden insanlar da “Atanmış değil seçilmiş rektör istiyoruz” şeklinde bu dayanışmaya destek oldular.

Anayasal bir hak olan gösteri ve yürüyüş yapma hakkına dayanarak yapılan protestolar karşısında kolluk kuvvetleri tarafından gözaltına alma işlemleri yapılmaya başlandı. Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasına tepkiler çığ gibi büyürken gösterilen tepkilerin ve bu tepkiye karşı kolluk kuvvetlerince yapılan işlemlerin hukuki boyutunu ele alacak olursak;

Tamamen yasal dayanaktan yoksun gözaltına alma kararları düşünce özgürlüğünü, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkını yok saymanın bir tezahürüdür. Zira Anayasa’nın 34. Maddesi gereğince herkes, önceden izin almadan silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Ancak bu hak sınırsız değildir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı kapsamında yapılan eylemler kamu düzenini bozduğu noktada kamu düzenini sağlamak amacı ile kolluk kuvvetlerince müdahale edilebilir hale gelmektedir. Burada esasında dikkat edilmesi gereken husus toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının bireylerin ortak fikirlerini birlikte savunmak ve başkalarına duyurmak için bir araya gelebilme imkânını korumayı amaçladığıdır. Bu hakkı kamu düzeni bozuluyor argümanı ile dar yorumlayarak sınırlandırmamak gerekir. Melih Bulu’nun rektör olarak atanması nedeniyle yapılan gözaltı ve tutuklama işlemlerinin hukuka uygun olup olmadığı noktasında dikkat edilmesi gereken husus ise gözaltına alma ve tutuklama işleminin bir tedbir olduğu ve bu tedbirlerin ancak soruşturma yönünden zorunlu olması ve şüphelinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığının şart olduğudur.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu gözaltına alınan kişilerin çoğunlukla DHKP/C TK-ML dahil olmak üzere terör örgütü üyesi olduğunu belirtmişti. Kaostan beslenen bir grup insanın siyasi çıkarları doğrultusunda öğrencilerin haklı taleplerinin araç olarak kullanmasını tasvip etmiyorum.

SON SÖZ: Üniversiteler bilgi kurumudur ve bu kurumların siyasi yönetimlerden ve hedeflerden uzak tutulması gerekir.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.