Afyon’da kadınanalar yad edildi

Afyon’da kadınanalar yad edildi
1300’lü yıllarda Afyonkarahisar’a gelerek, kentin bugün dahi bazı noktalarında kullanılan içme suyunun getirilmesini sağlayan Kadınana kardeşler, gerçekleştirilen anma töreni ile yad edildi.
Tarihi kayıtlara göre, Kadınanalar, Moğollar tarafından öldürülen Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad bin Feramuz (Alaeddin Keykubat III)’ün kızlarıdır. Moğol tehlikesinden kurtulmak amacıyla, Konya’dan Afyonkarahisar’a kaçan Melek Peyker, Naime Gevher ve Asiye adlarındaki üç kız kardeş, sadık adamları Ömer Ağa ve yardımcılarının eşliğinde salimen Afyonkarahisar’a gelip burada yerleşirler. Beraberlerinde getirdikleri hazineleri Afyonkarahisar halkı için hayır hizmetlerine adayan üç kız kardeş, halkın büyük sevgi ve saygısını kazanırlar ve Kadınanalar olarak adlandırılırlar. Kadınanalar’ın yaptıkları sayısız iyilik ve hizmetlerin içerisinde en büyüğü kuşkusuz bu gün bile kent halkı tarafından beğenilerek içilen Kadınana memba suyunu kente kapalı kanallar içinde getirmeleridir.
“BİR KADIN OLARAK BUNLARI ÖĞRENİNCE MUTLU OLDUM”
Kadınanaların yaptıkları bu hizmetlerin hatırlanması ve yad edilmeleri için Afyonkarahisar Valiliği, Afyonkarahisar Belediyesi ile Kadın Dayanışma Örgütleri ve Dernekleri tarafından kent merkezindeki Kadınana Türbesi önünde bir anma töreni gerçekleştirildi. Anma töreninde Kadınanaların yaptıkları hizmetleri ve hayırları öğrenen bazı kadınlar duygusal anlar yaşarken, aynı zamanda bir kadın olarak da onların yaptıklarının gururunu yaşadı.
HER YIL KASIM AYININ İLK CUMASI YAD EDECEĞİZ
Afyonkarahisar Belediyesi Kültür ve Sosyal İşleri Müdürü İhsan Akar burada yaptığı açıklamada, Kadınana kardeşlerin hayatları ile 800 yıl önce büyük çaba göstererek, Afyonkarahisar kent merkezine suyu nasıl ulaştırdıklarını anlattı. Akar şöyle konuştu: “1200’lü yılların başı Anadolu Moğol istilasında ve Selçuklu Devleti son dönemlerini yaşıyor. Alaattin Keykubad’ın kızları Asiye Sultan, Naime Gevher Sultan ve Melek Peyker Konya’daki güvenlik edişesinden dolayı Afyonkarahisar’a geliyorlar. Afyonkarahisar o dönem Sahipler Sultan yani Sahib Ataoğulları beyliğinin idaresinde onları seve seve misafir ediyorlar. Konya’dan göçerek bütün varlıklarını buraya getiriyorlar. O dönem Alaattin Keykubad’ın erkek evladı olmadığı için kız evlatlarının güvenliğini sağlamak için Afyon’a geliyor. O dönemde kent halkı büyük bir su sıkıntısı yaşamaktadır. Halkın büyük çoğunluğu kuyu suyu içerken, Kışlacık köyü yakınlarından üstü açık bir kanalla şehre getirilen su ise yeterli olmadığı gibi, halk sağlını tehdit etmektedir. Hanım sultanlar Karahisar halkının çektikleri sıkıntıyı yüreklerinin derinliklerinde hissetmekte ancak hiçbir şey yapamamanın ezikliğini yaşamaktadırlar. Sıcak bir temmuz gününde Kışlacık köyü yakınlarındaki Şirin Pınar mevkiine gidip buradaki bir kır evinde yaklaşık 20 gün kalan hanım sultanlar, çevreyi gezerken şehre gelen suyun kaynağını da görme olanağını bulurlar. Kaynaktaki su boldur, ancak açık kanallardan geldiği için kirlenmekte ve büyük bölümü ziyan olmaktadır. Kadınanalar, suyu iki yıl süren hummalı çalışmalar sonunda kapalı kanallar içerisinde Karahisar’a getirtirler. Hıdırlık’ta bir depo yaptırırlar ve suyu buradan şehirdeki çeşmelere dağıtırlar. Afyonkarahisar halkı, şimdi bile beğenerek içtiği sağlıklı, bol ve güzel içme suyuna kavuşur. Bu hizmeti yapan hanım sultanlara Kadınanalar denilir, suya da Kadınana Suyu adı verilir. Belki de bunları yaparken hayal bile etmediler. 800 yıl sonra bu kadar insan onları yad edecekler Allah razı olsun diyecekler. İnşallah biz de onları her yıl Kasım ayının ilk Cuması hayırla yad etmeyi planlıyoruz.” AFYONHABERHATTI














